KAYA MEZARLARI

Kaunos antik kentinin kuruluşu M.Ö. 10.yy’a kadar dayanmaktadır. Şehirde Klasik, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait kalıntılar bulunmuştur.

Antik çağda önemli bir liman konumunda olan şehir, Dalyan Deltası’nın oluşması nedeniyle bugün deniz kıyısından uzaklaşmıştır. O dönemde Doğu Akdeniz ve Ege Denizi arasında karşılıklı olarak seyreden gemiler için, fevkalade stratejik önemi olan bir şehirdir. Kaunos Kenti ilk kez Herodot’un tarih kitabında görülür. Herodot, “Kaunoslular bana kalırsa buranın yerlisidir, kendileri, Girit’ten gelme olduklarını söylerler. Dillerinde Koryo etkisi vardır yada Koryo dilinde onların etkisi. İyice açığa kavuşturamadığım bir noktadır bu….”der. Şehrin bir de efsanesi vardır….. Apolion’un oğlu olan Koryo Kralı Miletos’un biri erkek biri kız olmak üzere ikiz çocukları dünyaya gelir. Erkek olana Kaunos, kız olana Byblis adı verilir. İkizler birbirlerini çok sever. Byblis’in erkek kardeşine olan sevgisi o kadar büyüktür ki, artık kardeş sevgisini aşmaya başlamıştır. Bir gün Byblis dayanamaz ve kardeşine yazdığı bir mektupta sevgisini açıklar. Bu durumu öğrenen Kaunos çok üzülür ve utanç duygusuyla kenti terk etmeye karar verir. Yandaşlarından bir grup ile bugün kalıntılarını gördüğümüz Kaunos kenti’nin bulunduğu yere gelip yerleşerek kurduğu kente adını verir. Byblis ise bir daha ikiz kardeşini görememenin üzüntüsü ile çılgına döner, sel gibi akan gözyaşları ile dağlara doğru koşar. Onu bulamayacağını anlayınca , yüksek bir kayadan kendini atarak hayatın son verir. Nympeler( Su Kaynağı Tanrıçaları) ona acır ve Byblis’i bir pınara dönüştürür. Efsaneye göre, Calbis Nehri(Dalaman Çayı) Byblis’in gözyaşlarından oluşmaktadır.