İZTUZU SAHİLİ

Dünyada doğallığını koruyan en iyi ikinci plaj seçilen İztuzu, tam bir doğa harikası…Bir tarafı tatlı su, diğer tarafı Akdeniz olan yarım ay şeklindeki bu kumsalın benzerinin olmadığı söylenir. Altın sarısı ve incecik kuma sahip 6 kilometre uzunluğunda bir plaj ve kristal berraklığında bir deniz…

Birden derinleşmeyen denizi ile çocukların da güvenle kumdan kaleler yapabileceği kumsalda, denize açılırken etrafınızda sizden kaçmayan balıkları ve dipte kumun oluşturduğu desenleri izlemeniz mümkün… Plaja gitmenin birbirinden keyifli iki yolu vardır. Boyları 2-3 metreyi bulan sazlıklarla örülü delta bir labirenti andırır. Denize çıkış yolunu bilmeyenlerin kaybolacağı bu kanalın içinden, plajın Boğaz denilen kısmına teknelerle yapılan gezi yaklaşık 25 dakika sürer. Dalyan’ın merkezine 11 kilometre uzaklıkta olan diğer ucuna ise göl kenarlarından dolaşarak, zakkum ve çam ağaçlarının arasından arabayla 10 dakikada ulaşmanız mümkün… Dalyan, Özel Çevre Koruma Kurumu tarafından 1988 yılında korunmaya alınmıştır. İki ve üç katlı yapıların dışında izin verilmeyen ve imar yoğunluğunun kontrol altına alındığı belde, bugün taş yığınına dönen birçok turizm merkezi ile aynı kaderi paylaşmayacak gibi görünüyor.

 


 

CARETTA- CARETTALAR

Deniz kaplumbağaları sadece ve sadece kumsallara yumurta bırakırlar. Üreme dönemleri Mayıs başı ve Ekim ayı arasındadır. Her üreme döneminde kumsalda açtıklara çukura yaklaşık 100 adet yumurta bırakırlar. Daha sonra yuvayı gizlemek için yumurtaların üzerini kumla kapatıp tekrar denize dönerler. 20-25 yıl sonra olgunluğa ulaşan deniz kaplumbağaları, yumurtadan çıktıkları bu kumsalı bulurlar ve dişi kaplumbağalar yumurtlamak için yine ilk tanıdıkları bu kumsalı seçerler.

Yumurtalar bırakıldıktan 2 ay kadar sonra açılırlar ve gece karanlığında kumun altından çıkan yavru kaplumbağalar düşmanlarının elinden kurtulabilirlerse 10-15 dakika içinde denize ulaşmaya çalışırlar.

 Her türlü ses,ışık, insan faktörleri bu yavruları ürkütür ve yanlış yere gitmelerine neden olur. Deniz kaplumbağaları, hem düşmanları çok olduğundan (tilki, çakal, köpek, yengeç, kuş, balık ve insan gibi) hem de yumurtlama ortamları giderek tahrip edildiğinden yok olma tehdidi ile karşı karşıyadırlar.

 Bugün Dünya’da deniz kaplumbağalarının üreyebildiği çok az bir alan kalmıştır. Bu nadir alanların bir kısmı da ülkemizdedir.

Zinciri oluşturan canlılar yok olmaya başladığında diğer tüm canlılar bundan olumsuz etkilenir. İnsan da yaşam zincirinin halkalarından biridir. Eğer zincir koparsa yok olma sırası insana da gelebilir. Bu nedenle; deniz kaplumbağaları yaşamımızın bir parçası